13 Ocak 2018 Cumartesi

''GÜNÜMÜZ SİNDİRELLASI/KÜL KEDİSİ''

...Sindirella saat gece 12'ye yaklaşırken balo salonunu henüz terketmemişti. Bu içecekler ve yiyecekler harikaydı. Sindirella bir ondan bir bundan alıp, müziğin akışına bırakmıştı kendini. 'Haydi eller havayaa!' cümlesiyle davetliler coşmaya başlamıştı. Gece 12den sonra başlayacaktı asıl parti. Ona iyilik yapan bu peri ne diye 12 demişti ki ona? Numarasını alsaydı arayıp biraz daha izin alabilirdi belki. 'Amaaaan olsun 12ye kadar tadını çıkartmak lazım' dedikten sonra instagrama 28394638. story'sini attı. Swarmdan yakışıklı prensi eklemeyi de unutmadı.
Salondaki görkemli saat 12yi vurduğunda büyük bir gürültüyle titredi, kül kedisi olma vakti gelmişti. Sindirella çıkışa doğru koştu, en sevdiği şarkı çalmaya başlamıştı ve bu topuklular  deli gibi ayağını acıtıyordu. Lanet ede ede merdivenlerden inerken prensin onun arkasından telaşla koştuğunu gördü. Prens ''Gece daha yeni başlıyor nereye gidiyorsun, seninle takipleşmek isterim!'' diye seslendi. Sindirella prens'e ''Uff sanane be salak'' diyerek koşmaya devam etti, tam o sırada ayakkabılarından biri merdivenlerde düştü. Diğer ayakkabısını da çıkartıp eline alarak arabaya kendini attı. Gece 12 olduğu için araba bir anda balkabağına dönüştü, sindirella da kalçasının üstüne düştü. 'Hay yapacağın arabayı...' diye söylendikten sonra yerden kalkıp koşmaya devam etti. Eve varır varmaz Wi-Fi açtı ve odasına çekildi. Arkadaşları ve üvey kardeşleri hikaye atmaya devam ediyordu. Lanet olsun diyerek telefonu fırlatmak istedi ama maalesef yeni telefon alamazdı. Ekonominin hali beterdi, telefonun yarısı vergiydi zaten. Telefonu sinirle kenara koydu ve camdan gökyüzünü izlemeye koyuldu. Neden prensten kaçmıştı ki? Onu güzel elbiseler içinde beğenen adam normal kıyafetlerle de sevemez miydi? ''Erkek değiller mi hepsi aynı, allah onların belasını versin!'' Bunu twitter'a yazmalıydı, belki prens gördükten sonra 'Kız haklı allah belamızı versin, birini sevdim mi her haliyle sevmeliyim!'' derdi. Spotify'dan 'Burak King - Yanıyoruz' açarak bir sigara yaktı Kül Kedisi. Dolunay vardı bu gece, şarkı tam uyuyordu bu yaralı kadına. 'Oluru yoksa da boş yere yormayalım!' bir nefes daha aldı sigarasından. Ayakkabısı da kaybolmuştu zaten. Kim bilir kaç paraydı o ayakkabı? 'Peri geri gelip ayakkabıyı sormasa bari' diye geçirdi içinden. Zaten elbisesi de mini değildi. Prens hakkında seksi şeyler düşünmeyecekti, of! Aynada yüzüne baktı highlighter'ı da az sürmüştü. O an telefonuna gelen mesaj sesiyle irkildi. Hemen telefonunu aldı eline, mesaj gerizekalı sınıf arkadaşlarından birindendi.
''Tatlım ne diye partiden koşarak çıktın?'' Kül Kedisi bu mesajla daha da sinirlenmişti. Çünkü eşşeğin şeyinden dolayı diye mırıldanırken bir yandan da ''Bebeğim biliyorsun bizimkiler gece dışarıda olmamı istemiyor, bu müthiş güzelliğim başa bela anlarsın ya.'' yazdı.
''Anlıyorum tatlım. Neyse biz kopuyoruz şu an görüşürüüzzz'' Kül Kedisi bu mesajdan sonra iyice gerilmişti. Yatağının altına sakladığı Efes kasasını çıkartıp çakmağın arkasıyla bir bira açtı kendine. ''Kafayı bulucam ve o lanet prens'e yazıcam'' Ne var ki 10 dakika sonra sızıp kalmıştı.
Güneş gökyüzünü aydınlatmaya yeni yeni başlamışken, üvey annesinin iğrenç sesiyle uyandı.
Üvey annesi o cırtlak sesiyle aşağıdan ''Kül Kedisi kızzzz kime diyorum kalk kahvaltıyı hazırlaa!'' diye bağırıyordu.
Kül Kedisi: ''Offf tamam be kadın geliyoruz!'' diye seslendi ve yavaşça yatakta doğruldu. Dün gece aklına gelmişti. Hemen telefonuna uzandı ve Instagram'a girip hikayelere bakmaya başladı. O kadar çok mesaj gelmişti ki neredeyse Prens'in mesajını gözden kaçırıyordu. Ufak bir sevinç çığlığı attıktan sonra ''Selam yavru, dün gece harikaydın tanışalım mı?'' tarzındaki mesajları bir kenara bırakıp, mesajı açtı.
Prens ''Mrb güzel bayan, ayakkabınızı düşürmüşsünüz isterseniz benim saraya gelip alabilirsiniz. Saray boş bütün muhafızları dışarı yolladım, büyük ekranda film de izleriz.'' yazmıştı. Kül Kedisi normalde çirkin, fakir bir erkek bunu yazsa blocklardı ama bu yakışıklı, zengin bir prensti. Yine de ağırdan almak lazımdı o yüzden Kül Kedisi ''Mrb yaa bilemiyorum şu an pek müsait değilim. Üvey annem temizlik yaptırtıyor :((( '' yazdı. Prens mesajını anında görmüştü ve ''Ben seni beklerim, işin bitince gelirsin ;) '' yazdı. Kül Kedisi bildirimden mesaja bakmıştı, hemen atlamamalıydı. O sırada kendi profilindeki fotoğrafları tek tek inceledi. Hepsi çok güzeldi, prens onun insta profilini beğenmiş olmalıydı. Cevap vermeden önce prens'in profilini de stalkladı Kül Kedisi. Dün geceye ait bir sürü fotoğraf atmıştı Prens. Hepsine büyük bir üzüntüyle baktıktan sonra Prens'e ''Ok'' yazdı. Prens, Kül Kedisinin sırf profiline bakıp kıskandığı için ona ''Ok'' yazdığını asla bilemeyecekti. Sadece ''Yanlış bir şey yazmadım umarım, bekliyorum güzellik.'' yazdı. Kül Kedisi 'görüldü' yaptıktan sonra, Prens'i likelayıp, yorum atan bütün kızları stalkladı. İçinden de saydırmayı unutmadı.
Üvey annesini bir şekilde atlatan Kül Kedisi, yol üstündeki bir AVM tuvaletinde çantasına sakladığı mini eteğini ve dekolteli bluzünü giydi. Ayağına da yüksek ve ince topuklu bir stiletto geçirdi. Çarşamba pazarından 15 TL'ye almıştı ve aşırı güzel görünüyorlardı. Sarayın kapısına geldiğinde telefonun ekranından son kez kendine baktı. Highlighter'a abanmıştı resmen, parıl parıl parlıyordu; telefonun ekranındaki yüzü, adete bir flaş gibi patlıyordu.  Kapıyı yavaşça çaldı, Prens anında kapıyı açmıştı. Kül Kedisi gündüz gözüyle ilk defa geliyordu saray'a. Burası, bu bahçe harikaydı. Havuzda çok güzel pool partiler yapabilirdi. Prens, Kül Kedisinin belinden hafifçe tutarak içeri davet etti. Kül Kedisi aşırı lüks salona büyülenmiş gibi bakıyordu.
Prens: ''Evimizi çok beğendin umarım.'' dedi sırıtarak. ''İstersen şöyle geçelim, film'i başlatayım''
''Tabi olur''
Prens, Kül Kedisinin omzuna kolunu doladı ve filmi başlattı. Kül Kedisini ter basmıştı.
'Of lanet olsun ter kokucam şimdi' diye düşündü içinden.
Film bittiğinde Prens, Kül Kedisini çoktan öpmüştü. Kül Kedisi Prensle iyice öpüştükten sonra bir tokat patlattı ''Buna nasıl cüret edersin?''
Prens şaşırarak ''Başta karşı koymadın ki?'' dedi.
Kül Kedisi daha fazla uzatmayayım, Prens'e bu kadar trip yeter diyerek Prens'i öpmeye devam etti.
Kül Kedisini büyük çabalar sonucu stalklayarak bulan Prens, Kül Kedisinin tam bir para yiyen'e dönüşmesine daha fazla katlanmak istemiyordu fakat çoktan kendisine bir yüzük aldıran Kül Kedisi eve eşyalarını bile yerleştirmişti. Mutlu mesut yaşayıp gidemeden, borçların ortasında kalan Prens, Kül Kedisini stalkladığı güne lanet etti.
-SON-

Birinci Resim: -Gitmek zorundayım! Bay bay.
+İsmini bilmiyorum! Seni nasıl bulacağım?
İkinci Resim: Her neyse, nasıl bulacağımı biliyorum...
Üçüncü Resim: Ah evet, işte burada.
Dördüncü Resim: Evet, işte bu böyle yapılır.

4 yorum:

  1. O simdi sindirella ama ozunde sinsirella iste ne beklersin ki.Cok tatli bir yazi olmus elinize saglik :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim bu tatlı yorumunuz için :) Sizin elinize sağlık.

      Sil
  2. çok güldüm okurken, çok güzel olmuşşş :)

    YanıtlaSil